GEZİ NOTLARI (8) -Ayvalık/Cunda Adası-


Bu sefer de bi akraba ziyaretindeyiz.. annemin amcası ve yengesi.. çok da severiz kendilerinii :) :) onları ziyaret edeceğimiz durak da ayvalık :) yazlıklarına davet etmişlerdi biz de icabet ettik :) fazla uzatmayayım da sizi bol resimli bi gezi yazısına sürükleyeyim en iyisi :) hadi giyinelim ve dışarı çıkalımmm :)

Bunlar şu aydın gezisinde hayran olup aldığım meşhur ayakkabılar ;D neyse hadi hemen ayvalığı bi turlayalım beraber..

Şimdi, siz ayvalıkta olsanız, "şunu yapmadan burdan gidilmez" dediğiniz şey ne olurdu? valla ayvalık diyince akla ayvalık tostu gelir ve yemeden de gidilmez bence ;D geziye de öğle saatlerinde başlayınca öğle yemeğinde tost yememiz için bi fırsat oldu :) ayvalıkta da tostun iyi yapanı kötü yapanı var elbet.. yani kötü yapıp da ne kadar kötü yapılabilir bi de o var :P malzemeleri iyi, güvenilir olan diyeyim :) meşhur olan yerden aşağısına da gitmemek lazım gitmişken degil mi ama ;) sultan diye bi mekan. ayvalıktan geçerse yolunuz uğrayın derim ;)



Yanında da taze sıkılmış portakal suyu. mmm.. şu an bunu okuyan gülnihal yine bana çok hoş şeyler(!) söylüyodur eminim haha :D onu acıktırdığım için bana biraz kızgın da :D tost accccayip lezzetliydi. ama onu da geçersek genel olarak her şey çok güzeldi.. yerlerin taşlarla döşeli oluşu, binaların estetikliği, tam bi ege ilçesiyim diyo her şey :) bu mekanın hemen yanındaki internet kafenin binası bile çok güzeldi. gençleri zaten çeken bi unsurken internet bi de bu hizmeti güzel bi ortamda vermek dahice ;D


Üstelik taş bina. yaz günü ne serindir şimdi orası ;D tostumuzu afiyetle yedikten sonra sokaklarda dolanmaya başladık. ve annemin yıllardır taktığı bi şey vardı, onu yapmak üzere yola çıktık. annem blog blog gezer, çok değişik şeyler araştırır. bilhassa yemek hususunda çok araştırmacı olabiliyo çünkü yapmasını da iyi beceriyo :) yıllar önce bi gün ayvalıkta meşhur bi tatlıhane duymuş ve sakızlı kurabiyelerinin çok meşhur olduğunu öğrenmiş. ayvalıka gidersem oraya bi uğrarım, uğrarım, uğrarım diye diye 40ı bulmuş olsa gerek ki gittik :D küçük, eski bi dükkan.. 1942den beri mevcudiyetini korumuş ve kalitesinden de hiçbir şey kaybetmemiş.. 1 saniye boş kalmıyo. zaten dükkan çok küçük bi de onca müşteri, sokaklarda yiyo artık insanlar.


Tabi ki sakızlı kurabiyesi dışında bi çok ürünü var. mesela sağ üstte gördüğünüz lorlu tatlı -damlasakızlı dondurma ile- ;) gerçekten çok hafif bi yaz tatlısıydı ve çok lezzetliydi.. burdan da aldık paketlerimizi ve tabiki sakızlı kurabiye de içinde alınanların :D ayvalığın arka sokaklarına da bi adım attık tabi..


Ben zaten gittiğim yerlerde meşhur caddelerden ziyade arka sokaklarında gezmekten zevk aldım hep. çünkü hayat orda :) yapaylıktan uzak, sıcak ve samimi... zaten iyi ki de girmişim çünkü benim için anlamlı bi sözcüğün adını alan bi dükkan gördüm, ilginç bi tesadüf oldu :)) lakabım :) 


Evet zuzu... :) yakın arkadaşlarım bilir ;) neyse ayvalık merkezden çıkıp cunda adasına gidelim biraz da :) oraya tam manasıyla ba-yıl-dım :))

Cunda adası gerçekten de ada ama zamanında burayı karayoluyla bağlamışlar. zaten girerken köprüde 'türkiyenin ilk boğaz köprüsü yazıyo'. şaka değil boğaz köprüsünden önce yapılmış :) baya eski :) japonlara ihtiyacımız olmadan yapmışız hem de :P :D


Mesafesi kısa da olsa köprü köprüdür arkadaş :D adamlar yapmış, iş de görüyo, tamamdır ;D ada cidden çoook çok çok güzel. şahsen ben bayıldım.. burda da eski binalar dikkatimi çekti hep, beni benden aldı :) arabayla giderken baba durdur arabayı diye daha ilk girişte buldum fotoğrafını çekmelik bi güzellik :)



Binanın taş yapısı, demir balkonu, demirlerin kıvrımları, duvarlardaki saksılar, kapıdaki posta kutusu, çiçekten bi kapı süsü.. ev dediğin böyle olmalı arkadaş.. odun gibi 20 katlı binayı dikiyolar ev diye satıyolar. bunu yapan da ben mimarım diyo :P modern tarzda da olabilir evler, illa taş, cumbalı evler olmak zorunda değil. japonyada öyle modern binalar var ki mesela, o da bambaşka bi tasarım. yani yeterki bi tasarımı, kişiliği olsun binanın. tuğlaları üst üste diz iki balkon koy tamam. olmasın bence böyle.. biraz daha özen gösterilsin. zaten şehirlerimizin yerleşim şekilleri yamuk yumuk bari evler güzel olsun :P google mapsten earthden filan bi türkiyeye bakıyorum bi avrupa ülkelerine, amerikaya filan bakıyorum da utanıyorum yav :D

Hafif tepe bi yere çıktık, oradan adaya panoramik bi şekilde bakabilme fırsatımız oldu. bir rüzgar bir rüzgar uçtuk valla :D yaz günü çok da şikayet etmedim tabi bu durumdan :D bi de o manzaraya kızgın kumların üstünden bakabiliniyo olsaydı bile katlanılırdı hani :)


Kartpostallık manzaralardı resmen.. çok büyüleyiciydi... bıraksalar bayaa bi kalırdım orda ama bırakmadılar işte :D daha görülecek şey çokk :) tekrar aşağı indik, meşhur taş kafeye gidecektik. heyy baba arabayı durdur :D bi şeyler daha gördüm ve çekmeden geçemem :D rüzgar sörfü yapan profesyoneller vardı. gerçekten çok hoş görünüyolardı. yapasım geldi hani :D hem suya hem de rüzgara karşı sağlam bi kontrolleri var. onları izleyince yapması çok kolay geliyo ama eminim ilk denemede üstünde bile duramam ben sörf tahtasının :D




Zaten suya aşık bi insanım, kendimi zor tuttum :D hadi meşhur taş kafeye gidelim bakalım neden meşhurmuş ;)


İçeri girer girmez karşınızdaki çay ocağı sistemi zaten neden meşhur olduğunu anlatıyo size :) klasik çay ocağı sistemini benimsemiş ve öylece de devam ettirmişler. bi kız olarak ilk defa çay ocağına girdim itiraf edeyim. bakın bu da meşhur olmasının bi başka nedeni sanırım :)) iskemleler, camlardaki vitraylar, duvarlardaki eski resimler ve aynalar, yüksek tavanlar.. nostaljik ama günümüzü de yansıtan güzel bi yer :) hele şu aynaya yansıyan kağıt oynayan dedeler favorim :))


Nuri amcamı burdan öpüyorum çünkü bunu ilk fark eden o oldu.. güzel bi poz yakaladım sayesinde :)

Tamam çay ocağı ama çay içmek de Allahın emri değil dimi :) buzzz gibi bi limonata kap bana usta ;D


Hoş anılar listeme baya bi madde eklendi burda :) aa bi de buzlu badem yedik.. o da cundaya hasmış yeni öğrendim ve ilk defa tatma fırsatım oldu


Bu sefer bana hitap etmeyen bi lezzetle karşı karşıyayım :)  her şeye de bayılacak değilim dimi ama :D çiğ, kavrulmamış badem buzla bekletiliyo, kabuğunu soyarak tüketiyosun. ama o çiğliğe alışkın değilim ve sevemedim işte .. :) ve yine çok ilginç bir şeye denk geldik. aslında buna denk gelmemiz cidden ilginç çünkü haftanın bir günü (cuma günleri) ve sadece belli bi saatte yapılan bi uygulama. gezmeye gelip de buna denk gelmek garip oldu. ne mi oldu? bir anda tüm adanın hoparlörlerinden istiklal marşı çalınmaya başladı ve herkes ayağa kalkarak marşa eşlik etti..


Bu da çok ilginç bi anı oldu. türklük damarlarım da bi şişti tabi :D güzeldi.. vee marş biter, yürümeye devam, marş marş ;D


Bu daa güneş saati :) yılın hangi ayındaysan o ayın adı yazılı olan alanda durup gölgenin düştüğü yerde saatin kaç olduğunu görebiliyosun.. bunu da ilk defa gördüm. orjinal olmuş :)  ve şimdi de ayvalıktan sonra cundanın arka sokakları :)



Şu renklerin, çiçeklerin, sandalyelerin şirinliğine bi bakın yavv... :) dondurma yiyen çocuklar da onları çektiğimi düşünüp heyecanlanmışlardı ama fotoğrafı çektikten sonra binaya bakınca onları fotoğrafa almadığımı düşünüp hüsrana uğramışlardı :)) cidden türkiyede mükemmel yerler var ama bi çoğundan habersiz yaşıyoruz çok yazık..

Eh madem egedeyiz zeytinsiz, zeytin yağsız olmaz dimi ;)



Zeytin yağını da hemen oracıkta, gözünüzün önünde dolduruyolar. insan böyle yerde yaşlanır mı dostlar :) :) havası, suyu, tarım ürünleri, mimari yapısı, her şeyiyle beni benden aldı cunda :)


Bu yazı biraz fotoroman tadında oldu ne dersiniz? :) resimler güzeldir.. kalıcılığını sağlar anıların. sadece benim anılarımı kalıcı kılmadı hem de size oturduğunuz yerden ufak bi gezi oldu :) ne mübarek şeymiş şu resimler yav haha :D vee gezi biter... ama ben de bittim.. kalmadı ayak mayak;


Ayak ağrısı biraz uzanmayla geçti ama harika bi geziden, muhteşem anılar kaldı bana :) değdi değdi :) yine gitmek isteyeceğim yerler arasında artık cunda :) ve işte geldik yazının sonunaa :)

Hadi o zaman bana müsade :) öpüldünüz.. :)

Yorumlar

Cem Saman dedi ki…
Blogspot ta gezerken tesadüfen blogunuza rastladım ve uzun zamandır bu kadar içten güzel ve keyifli bir blog okumamıştım. Sizi tebrik eder yazılarınızın devamını temenni ederim. :))
Koray Gerçe dedi ki…
Ayvalık gezisine mutlaka dalış turlarınıda programa katmak gerek Ayvalıkta yapılması gereken en güzel etkinlik

Popüler Yayınlar